Ertemur " Kirli siyaset" dedi.
CHP Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemür, ''30 yıl önce yaşanmış bir olayın, siyasi çıkar sağlamak amacıyla yeniden gündeme getirilmesini, kirli siyasetin, acizliğin ve çaresizliğin bir sonucu olduğunu'' bildirdi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemur'un 30 yıl önce kendisinin yerine başkasını ÖSS sınavına sokarak resmi evrakta sahtecilik yaptığı ve hüküm giydiği mahkeme kararının fotokopisi ortalıklarda dolaşırken, mart ayı öncesi yapılması planlanan il kongresi öncesi yaşanan bu gelişme partide büyük rahatsızlığa sebep oldu.
EVRAKTA SAHTEKARLIK SUÇU İŞLENMİŞTİ
CHP Denizli Milletvekili Ali Rıza Ertemur, Denizli Endüstri Meslek Lisesi'ni bitirdikten sonra, 1980 yılında 18 yaşındayken üniversite sınavına kendi yerine başkasını
sokarak Denizli Devlet Mimarlık ve Mühendislik Akademisi'ne 2037 öğrenci numarasıyla kayıt yaptırdı. ÖSYM tarafından 1981 yılında yapılan incelemede, Ertemur'un sınava başkasını soktuğu ve evrakta sahtekarlık suçu işlediği belirlendi ve hakkında dava açıldı.
ERTEMUR 1 YIL 8 AY HAPİS
CEZASINA ÇARPTIRILMIŞLTI
Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen dava bir yıl sonra sonuçlandı ve Ertemur 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. 37 gün cezaevinde yatan Ertemur'un, cezasının geri kalan kısmı paraya çevrildi. Ali Rıza Ertemur, 2005 yılında çıkan geriye dönük sabıkaların temizlenmesi ile ilgili kanunun çıkmasıyla sabıkası silindi ve 2007 yılı genel seçimlerinde CHP'den Denizli Milletvekili seçilerek parlamentoya girmişti.
BİLGİ NOTU EL ALTINDAN DAĞITILDI
Ali Rıza Ertemür yaşanan olayın ardından yaptığı yazılı açıklamada, ilçe kongreleri esnasında ve sonrasında bazı partililerin kendisi ile ilgili bir mahkeme kararı ve bilgi notunu el altından partililere dağıttığını belirterek, olayın 1980'li yılların psikolojisinde, kendi inisiyatifi dışında gelişmiş bir olay olduğunu savundu.
' OLAYIN TEKRAR GÜNDEME
GELMESİ KİRLİ SİYASETİN SONUCU '
Konunun bazı basın organlarında haber haline getirildiğini ifade eden Ertemür, şunları kaydetti: ''Gençlik yıllarımda, kendi inisiyatifim dışında gelişen bu olay, kamuoyundan saklanan gizli bir konu gibi servis edilmiştir. 1970 ve 80'ler, Türk siyasetinde gençlik hareketlerinin ağırlıkta olduğu, siyasetin kurallarının farklı işlediği sancılı yıllardır. Bu yıllarda bizlerde, bugün Türkiye siyasetine damgasını vuran pek çok isim gibi sol görüşlü gruplar içerisinde yer aldık. Gazetelere yer alan haber, o günün koşullarında, bundan tam 30 yıl önce yaşanmıştır. 12 Eylül dönemi şartlarında gelişen bu olay ne yazık ki, bu gün siyasi istismar konusu yapılmaktadır. Bu olayın siyasal yaşamımda görev aldığım, belediye meclis üyeliği, örgüt yöneticiliği, il başkanlığı ve milletvekilliğini kapsayan dönemlerle hiçbir ilgisi yoktur. Bu olayın siyasi çıkar sağlamak amacıyla yeniden gündeme getirilmesi, kirli siyasetin, acizliğin, çaresizliğin bir sonucudur.''
Bu haber 2324 kez okundu. |
|
|
|