Baba kız, ata tohumunu korumak için 5 yıldır domates üretiyor

Baba kız, ata tohumunu korumak için 5 yıldır domates üretiyor

Denizli’de Orman Mühendisi Aslı Sözeri, babasıyla birlikte 5 yıldır ata tohumu domatesleri korumak için üretim yapıyor.

Denizli'de Orman Mühendisi Aslı Sözeri, babasıyla birlikte 5 yıldır ata tohumu domatesleri korumak için üretim yapıyor. Özel serasında ata tohumundan domates fidanı da üreten Sözeri, fidanların büyük bölümünü ücretsiz olarak dağıtıyor.



Süleyman Demirel Üniversitesinden orman mühendisi olarak mezun olduktan sonra eğitimini Londra'da tamamlayan Aslı Sözeri, babası Ali Sözeri'yle birlikte 5 yıldan bu yana ata tohumu domatesleri korumak için üretim yapıyor. Kuraklığa dayanıklı, kokulu, pembe rengi ve kıvrışık yapısıyla dikkat çeken domatesler 500 gram ağırlığa kadar büyüyebiliyor.



Ata tohumunu korumak isteyen üreticilere de ücretsiz domates fidanı verdiklerini belirten Aslı Sözeri, “Öncelikli olarak ata tohumuna domates fidanından başladık. Domatesleri yetiştirmek için babam beş yıldır uğraşıyor. Ben Londra'da ata tohumumuzu ‘Nasıl yetiştirebilir? Nasıl koruyabiliriz?' diyerek eğitim aldım. Yetiştirdiğimiz domateslerin tamamı ata tohumundan oluştu. Renk olarak domateslerimiz pembe. Tadı kokusu diğer hibrit türlerden üstün. Elinize aldığınızda kokusunu hissedebiliyorsunuz. Şekil olarak da markette gördüğümüz hiçbir domatese benzemiyor. Büyüklüğü 500 grama kadar çıktığı oluyor. Ata tohumlarımız Türkiye iklimine daha uygun. Öncelikli olarak domates tohumu ile başladık. Daha sonra diğer çeşitlerde de ata tohumumuzu korumak istiyoruz. Çünkü ata tohumuna sahip çıkan, geleceğine de sahip çıkar. Bunları korumak istiyoruz” dedi.



"Tohum kaybolmasın diye uyarıyoruz"


Ata tohumu domateslerin korunması ve türün kaybolmaması için fidan verdikleri üreticilere de uyarılarda bulunduklarını belirten baba Ali Sözeri ise, “1975 yılından beri fidancılık işiyle uğraşıyorum. 5 yıldır bin 500 rakımda ata tohumları üzerine domates fidesinin tohumunu almak için uğraş verdim. İki yıldır ürünlerini topluma vermekteyiz. Her verdiğimiz kişiyi tohumunu kaybetmemesi konusunda uyarıyoruz. Tohumumuz kaybolmasın diye mücadele ediyoruz. Kalanın kıymeti kalmadı her gelen alıp, gidiyor. Üretimlerimizi devam ettiriyoruz. Az sulu yerde daha güzel olur. Suyun bol olduğu yerde lezzeti düşer. Güneşin altında kalınca daha lezzetli oluyor. Serada yetişenler sulu olduğu için lezzeti düşer” şeklinde konuştu.