BAŞKAN BAHAR; “UZAK YOL ŞOFÖRLÜĞÜ ARTIK BABADAN OĞULA GEÇMİYOR"

BAŞKAN BAHAR; “UZAK YOL ŞOFÖRLÜĞÜ ARTIK BABADAN OĞULA GEÇMİYOR"

Antalya OSB Başkanı Ali Bahar, sektörün sürücü bulamadığını, döviz kurundaki artış nedeniyle yeni araç girişinde azalma olduğunu belirtti.

-BAŞKAN BAHAR; “UZAK YOL ŞOFÖRLÜĞÜ ARTIK BABADAN OĞULA GEÇMİYOR, CİDDİ BİR SÜRÜCÜ SORUNU KAPIDA”

-BAŞKAN BAHAR; “ARTAN MALİYETLER NEDENİYLE ARZ DÜŞEBİLİR, ACİLEN FİNANSMANA ERİŞİM SAĞLANMALI, AKSİ TAKDİRDE YÜKSEK ENFLASYON ÇOK YAKIN”

 

Lojistik sektöründe yaşanan sorunlara dikkat çeken Antalya OSB Başkanı Ali Bahar, sektörün sürücü bulamadığını, döviz kurundaki artış nedeniyle yeni araç girişinde azalma olduğunu belirtti. Üretim maliyetlerindeki artışa lojistik sorunların eklenmesi ile sanayicinin üretimini azaltmak zorunda kalacağını aktaran Bahar, bunun sonucunun yüksek enflasyon olacağı uyarısında bulundu.

 

Türkiye’nin çok yakın bir gelecekte İngiltere’dekine benzer bir sürücü sorunu ile karşı karşıya kalabileceğine dikkat çeken Antalya Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bahar, uzak yol şoförlüğünün artık eskiden olduğu gibi babadan oğula geçen bir meslek olmaktan çıktığını, Türkiye’de küçümsenmeyecek oranda sürücü açığı olduğunu söyledi. Başkan Bahar, döviz kurundaki fahiş artışlar nedeniyle sektöre yeni araç girişinde de azalmalar olduğuna dikkat çekerek, hammadde, enerji ve yatırım maliyetlerindeki fiyat artışlarına lojistik sıkıntıların eklenmesi ile sanayicinin üretimini düşürmek zorunda kalacağını, bununda yüksek enflasyon ile sonuçlanacağı uyarısında bulundu.

“KONTEYNIR BULAMIYORUZ”

Türkiye’nin coğrafi konumu ve dinamik bir sanayi ülkesi olması nedeniyle pandeminin ilk döneminde özellikle ihracat alanında önemli bir avantaj elde ettiğine vurgu yapan Başkan Ali Bahar, ortaya çıkan sorunların elde edilen bu avantajların kaybedilmesine yol açabileceğini söyledi. Ciddi bir lojistik sorunu ile karşı karşıya olduklarını aktaran Bahar, “Gelinen nokta itibariyle elde ettiğimiz bu avantajlar kaybolmaya yüz tutmuş durumda çünkü ciddi bir lojistik sıkıntısı yaşıyoruz. Öncelikle konteynır sıkıntısı tüm dünyada olduğu gibi bizde de önemli bir sorun olarak karşımızda durmaktadır. Örneğin Fas, Lübnan, Orta Doğu ve Türki Cumhuriyetlere gönderilen konteynır fiyatları iki kat artmıştır. Uzak doğuya, örneğin Çin’e gönderilen konteynırın fiyatı 3 bin 500 dolardan 12 bin dolar seviyesine çıkmış, yaklaşık 4 kat fiyat artışı gerçekleşmiştir. Fahiş fiyat artışları bir yana, ürün gönderecek konteynır bulamamak en büyük sorundur” dedi.

SÜRÜCÜ AÇIĞI VAR

Lojistik sektöründe sürücü sorunu yaşandığını ifade eden Başkan Bahar, “Ülkemizde de aynı İngiltere’de olduğu gibi önemli bir sürücü sorunu bulunmaktadır. Sektördeki arkadaşlarımdan edindiğim bilgilere, yaptığım canlı araştırmalara göre, burada istatistiği bir kenara bırakıyorum, sektörün duayenleri şu an Türkiye’de 800 bin araç bulunduğunu fakat sürücü sayısının 700 bin dolaylarında olduğunu belirtiyor. Sürücü konusunda daha fazla sıkıntı yaşayacağımız günlere doğru gidiyoruz. Eskiden sürücülük babadan oğula geçen bir meslekti. Fakat artık bu sona erdi. Sektöre yeni sürücüler kazandırmak için yeni meslek edindirme eğitimlerinin, mesleğe özendirme ve sertifika programlarının bir an önce başlatılması gerekmektedir. Aksi takdirde özellikle ihracatımız sekteye uğrayabilir” şeklinde konuştu.

FİNANSMANA ERİŞİMDE SORUN VAR

Lojistik sektörünün sürücü bulamamanın yanı sıra kur artışından da ciddi şekilde etkilendiğine dikkat çeken Başkan Ali Bahar, “Fiyatlar hızla arttığı için sektöre yeni araç girişi istenen seviyede gerçekleşememektedir. Kur artışı, akaryakıtın artması, sürücü bulamama, yatırım

maliyetinin çok yüksek olması gibi etkenler son üründe fiyat artışını kaçınılmaz kılıyor. Bu da karşımıza yüksek enflasyon olarak çıkıyor. Fiyatların artması da sanayicinin üretim yaparken finansmana erişim sorununu beraberinde getiriyor. Üretim yapan kişi 10 birim malı üretmek için 10 birim finansman kullanıyorken şu an 20 birim finansman kullanmak zorundadır. Sanayici bu finansmanı bulmakta sorunlar yaşamaktadır. Bu durum üretimin düşmesi ile sonuçlanacaktır, arzın düşmesinin büyük bir enflasyona neden olacağı şimdiden hatırlatmak isterim” ifadelerini kullandı.

YÜKSEK ENFLASYON UYARISI

Hammaddenin, enerjinin ve yatırım maliyetlerinin artmasının, sanayicinin üretimde kullandığı finansmanın 3 kata yakın artmasına neden olduğunu belirten Bahar, üretimin sürebilmesi için sanayicinin ve üreticinin fonlanması gerektiğine vurgu yaparak şunları söyledi; “İhracatçı için belli destekler mevcuttur, sanayici içinde muhakkak Kredi Garanti Fonu destekli krediler anlamında teminatı Devlet olan, teminatı kişisel kefalet olan veya şirket bilançosu olan finansman erişimi sağlanmalıdır. Kredi Garanti Fonu pandeminin başında 6 ay ödemesiz 3 yıl vadeli olacak şekilde çıkarıldı. Şu an bunun neredeyse ortasındayız. Yani sanayici ve üretici bunun yarısını ödemiştir. Üreticiye ve sanayiciye yeni bir finansman kaynağı yaratılmaz ise arzda azalma göreceğiz. Buna şimdiden önlem alınmalı, KGF’ye ödenen miktar kadar da olsa, üreten ve sanayici mutlaka ve mutlaka fonlanmalıdır. Aksi takdirde üretim düşecek, dolayısıyla da enflasyon daha da artacaktır.”