Çeşme’de ’Soğanı Kavurma’ etkinliği

Çeşme’de ’Soğanı Kavurma’ etkinliği

Çeşme’nin yöresel beyaz soğanını tanıtmak, tüketimi arttırmak ve yerli üreticiye destek olmak amacıyla, "Soğan tarlada kalmasın, sofralarınızda olsun" projesi kapsamında Ilıca Pazarı’nda...

Çeşme’nin yöresel beyaz soğanını tanıtmak, tüketimi arttırmak ve yerli üreticiye destek olmak amacıyla, "Soğan tarlada kalmasın, sofralarınızda olsun" projesi kapsamında Ilıca Pazarı’nda, "soğan kavurma etkinliği" gerçekleştirildi.
Üreticinin emeğine saygı, soğanın tarlalarda kalmaması, daha lezzetli yemekler için sofralarda soğana daha fazla yer verilmesi gerektiği vurgulanan etkinlikte, kükürt, lif, B ve C vitamini açısından zengin bir besin kaynağı olan soğanın içerdiği asitler ile özellikle bağırsak ve mide enfeksiyonlarına karşı etkisine dikkat çekildi. Demir ve tiamin gibi birçok faydalı besin kaynağını da içinde barındıran soğanın, bağışıklık sistemini güçlendirdiği ve özellikle kış aylarında soğuk algınlığı, grip, öksürük gibi hastalıklardan koruduğu da vurgulandı.

Gökçen Adar’ın soğan yemekleri kitapçığı dağıtıldı
Alaçatı’da yaşayan, yöresel lezzetlerle ilgili yazdığı kitapları bulunan ve Alaçatı Ot Festivali’nde ot yemekleri yarışmalarında jüri üyeliği yapan Gökçen Adar’ın, soğan yemekleri, soğan saklamanın en iyi yolları ile bilgiler içeren el kitapçığı da, etkinlik sırasında vatandaşlara dağıtıldı.

Tülin Onaner, soğan kavurarak vatandaşlara ikram etti
Günümüzde artık marka haline gelen Alaçatı Ot Festivali’nin ilk çıkışında önemli katkıları olan Tülin Onaner de etkinlikte soğan kavurarak, lavaş içerisinde vatandaşlara ikram etti. Onaner, soğanın yemeğe kattığı lezzet ve insan sağlığı açısından faydaları hakkında da vatandaşlara bilgi verdi.

"Soğan tüketimini 2-3 katına çıkarmalıyız"
Soğanın bu yıl çok üretildiğine de dikkat çeken Tülin Onaner, "Gerektiği gibi tüketilemiyor. Tarlada kaldı, ziyan oldu. Yeterli tüketim olmaması nedeniyle üreticinin üretim isteği de kalmıyor. Halbuki soğan, bizim mutfağımızın kralı. Elimizdeki soğanları Mayıs ayına kadar koruyamazsak, fiyatı çok artacak. Hatta soğan ithal etmek zorunda kalacağız. Soğanı ziyan etmemeliyiz. Bütçemiz için, sağlığımız için, üreticimize destek olmak için, daha lezzetli yemekler için soğan tüketimimizi 2-3 katına çıkarmalıyız" diye konuştu.

"Bol bol tüketmeliyiz"
Soğanın sağlık açısından yararlarına da dikkat çeken Onaner, "Soğan, antioksidan bir besin. Dolayısıyla bulaşıcı hastalıklarda koruyucu özelliği var. Mutfağımızda bol bol tüketmeliyiz. En ucuz, en lezzetli, en yararlı bir besin olan soğana dikkat çekmek istiyoruz. Seralarda yetiştirilmiş pahalı ürünleri değil, kilo kilo soğan alın, pişirin, yiyin" diye belirtti.

"Soğan, mutfağın kralı, beyaz soğan ise soğanların kraliçesi"
Çeşme’nin yöresel beyaz soğanı hakkında da bilgi veren Onaner, "Beyaz soğan, Çeşme’nin endemik bitkisi. Çeşme Belediyesi, Çeşme’nin endemik bitkilerinin korunması ve tanıtımı için yoğun çalışma yürütüyor. Çeşme’nin beyaz soğanı da gerçekten önemli bir endemik ürün. Soğan, mutfağın kralı, beyaz soğan ise soğanların kraliçesi diyoruz. Dolayısıyla, Çeşmeli üreticiye de; ’Aman, ne yap yap, daha iyi planla, programla, daha çok yetiştir’ diyoruz. Ama daha soğanı dikerken, ’Nasıl satacağım, kime satacağım, onun da programını yap’ diye uyarıyoruz" şeklinde konuştu.