Obezite hem yetişkinleri hem de çocukları olumsuz etkiliyor

Obezite hem yetişkinleri hem de çocukları olumsuz etkiliyor

Özel Denizli Tekden Hastanesi doktorlarından Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Aydın Keskin, tüm dünyanın en büyük sağlık sorunlarından biri olan ve hayatımızı olumsuz etkileyen obezite ile ilgili...

Özel Denizli Tekden Hastanesi doktorlarından Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Aydın Keskin, tüm dünyanın en büyük sağlık sorunlarından biri olan ve hayatımızı olumsuz etkileyen obezite ile ilgili önemli bilgiler verdi. Dr. Keskin "Sadece ülkemizde değil dünyada da kilolu bireylerin sayısı gün geçtikçe artarken, obezite yetişkinler başta olmak üzere çocukların da sağlığını olumsuz etkilemektedir” dedi.
Son zamanların en önemli sağlık sorunlarından olan obezite ile ilgili uzmanlar uyarılarda bulundu. Özel Denizli Tekden Hastanesi doktorlarından Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Aydın Keskin, obeziteyi kişinin sağlığını olumsuz etkileyebilecek derecede aşırı yağlanma olarak tanımlanabileceğini söyledi. Obezitenin vücudun bir çok organında çeşitli hastalıklara neden olduğunu belirten Op. Dr. Aydın Keskin, “Özellikle aşırı kilo alımına bağlı kalp-damar hastalıkları, tansiyon, şeker hastalığı, eklem hastalığı, akciğer hastalıkları gibi hastalıkların yanı sıra bazı kanser türlerine de sebep olması açısından obezite tedavi edilmesi gereken çok önemli bir hastalıktır. Obezite ameliyatı önerebilmek için bir kişinin vücut kitle indeksinin 35 üzeri ve şeker, tansiyon, kalp hastalığı gibi hastalıklardan bir ya da birkaçının olması gerekiyor. Bu seviyeye kadar olan kilo problemleri bir şekilde diyet, egzersiz gibi ameliyatsız yöntemlerle tedavi edilebiliyor. Fakat vücut kitle indeksi bahsettiğimiz seviyenin üzerindeyse ve yandaş hastalıklar varsa en sağlıklı, en kalıcı ve en güvenli tedavi şekli obezite cerrahisi dediğimiz obezite ameliyatlarıdır” dedi.
Obezite ameliyatlarının türleri nelerdir?
Obezite ameliyat türlerinden ilişkin bilgiler veren Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Aydın Keskin, bu türlerin genel prensibinin kişinin aşırı beslenmesinin önüne geçmek olduğunu söyledi. Ameliyat türlerinden bahseden Op. Dr. Keskin, “Obezite tedavisinde birkaç ameliyat yöntemi uygulanmaktadır. Bunlardan bir tanesi gıda alımını kısıtlayıcı ameliyatlar ki bunların en başında sleeve gastrektomi dediğimiz halk arasında tüp mide olarak bilinen ameliyattır. Bu ameliyatta midenin %80-85 kadarı çıkarılmakta böylece kişinin gereğinden fazla aşırı beslenmesinin önüne geçilmektedir. Ayrıca midenin çıkarılan kısmındaki hormonlar da kişinin iştahını keserek sağlıklı ve normal bir şekilde kilo vermesine ve normal kiloya inmesine yardımcı olur. Bunun dışında gıda emilimini arttıracak mide bypass dediğimiz ameliyatlar da var. Bu tür ameliyatlar da gıda alımı olmasına rağmen bağırsak sitemine yapılan değişikliklerle alınan gıdaların vücut tarafından emilmeden büyük çoğunlukla atılmasına yarayan yöntemdir. Hastanın yapısına göre değerlendirilerek hangi tür ameliyata uygun olup olmayacağına karar verilir ve yapılacak işlem ve sonrası hakkında hastaya detaylı bilgi verilir“ şeklinde konuştu.

Obezite tedavi edilmezse ne olur?
Obezite tedavi edilmediği takdirde kişilerin sağlık sorunları yaşamasının dışında psikolojik sebeplerden dolayı kişinin hayatını zora sokacak durumların söz konusu olabileceğini söyleyen Genel Cerrahi Doktoru Op. Dr. Aydın Keskin, “Obezite tedavi edilmediği takdirde kişide şeker hastalığı varsa tedavisi mümkün olmayabilir. Kalp problemleri, solunum problemleri gibi sebeplerden dolayı aşırı kiloya sahip hastalar kaybedilebilir. Obezitenin sebep olduğu kanser türleri de hastanın durumunu etkileyebilir. Obezite tedavi edildikten sonra obeziteden kaynaklanan bu gibi benzer hastalıkların tamamının da tedavi edilmesine yardımcı olur” ifadelerini kullandı.

Kalp ve diyabet hastaları obezite ameliyatı olabilir mi?
Obezite ameliyatlarında da kalp ve diyabet ameliyatlarından uygulanan prosedürlerin geçerli olduğunu ifade eden Op. Dr. Aydın Keskin, öncesinde detaylı bir muayenenin ardından ameliyata engel durumun olup olmadığına ya da ameliyat riskinin olup olmadığı değerlendirildiğini söyledi. Buy prosedürlerin kalp ve şeker hastalığı olan obezite hastaları için de geçerli olduğunu vurgulayan Op. Dr. Aydın Keskin, “Bu prosedürler kalp ve şeker hastalığı olan obezite hastaları için de geçerlidir. Hastada kalp ya da diyabet hastalığı varsa yine aynı şekilde obezite ameliyatı olmadan önce gerekli tetkikler yapılır ve ameliyat kararı, yapılan tetkiklere ve vücut kitle indeksine göre verilir. Belirtmek gerekir ki obezitenin kendisi ameliyattan çok daha riskli bir hastalıktır. Bundan dolayı obezite hastalarının bir an önce gerekli tedaviyi almalarında fayda vardır. Obezitenin sebep olduğu nedenlerin başında şeker hastalığı gelmektedir. Dolayısıyla obezite tedavi edildiğinde şeker hastalığı gibi bazı hastalıklarda tedavi edilmiş olacaktır” diye konuştu.
Ameliyat sonrası kilo alımından da bahsetti Dr. Keskin, obezite ameliyatı sonrası iyileşme döneminde uygulanan bir diyet programı olması gerektiğini söyledi. Obezite ameliyatlarında hedefin kişinin vücut kitle endeksini normal sınırlara çekmek olduğunu söyleyen Op. Dr. Keskin, sağlık insanların vücut kitle endeksinin 18-20 arasında olması gerektiğini obezite ameliyatında amacın kişinin de vücut kitle endeksinin bu oranlara indirmek olduğunu dile getirdi.

Hastaya göre tedavi yöntemi uygulanıyor
Obezite yöntemlerinden de bahseden Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Aydın Keskin, “Hastanemizde obezite kliniğine gelen her hastaya vücut analizi ile birlikte gerekli tetkikler de yapılarak tetkiklerin sonucuna göre hastaya hangi işlemin yapılacağına karar verilir. Hastanemizde Mide balonu, mide botoksu ya da tüp mide ameliyatı gibi obezite tedavisinde başarılı uygulamalar yapılmaktadır. Burada önemli olan hastanın hangi tedavi yöntemine uygun olduğudur. Hastanemizde tüm bu işlemler alanında uzman ekiple kişiye özel tedavi şekli uygulanarak yapılmaktadır” dedi.