Ünlü Tarihçi İlber Ortaylı’dan Buldan’a Övgü

Ünlü Tarihçi İlber Ortaylı’dan Buldan’a Övgü

Büyükşehir Belediyesi’nin 4. Kitap Fuarı’nda düzenlenen imza gününe katılmak üzere Denizli’ye gelen ünlü Tarihçi İlber Ortaylı, Buldan’ı da ziyaret ederek, tarihi sokaklarını, restore edilen evlerini

Ünlü Tarihçi İlber Ortaylı’dan Buldan’a övgü

Büyükşehir Belediyesi’nin 4. Kitap Fuarı’nda düzenlenen imza gününe katılmak üzere Denizli’ye gelen ünlü Tarihçi İlber Ortaylı, Buldan’ı da ziyaret ederek, tarihi sokaklarını, restore edilen evlerini gezdi. Yöresel dokumaların bulunduğu 14 Mayıs Caddesi’nden bol bol alışveriş yapan Ortaylı, Belediye Başkanı Mustafa Şevik’ten övgüyle bahsettiği yazısında Buldan’ı, ipek halıya benzetiyor.

 

Denizli’ye Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Kitap Fuarı’ndaki imza günü için gelen Türkiye’nin tanınmış tarihçisi, akademisyen, yazar. Türk Tarih Kurumu Şeref Üyesi İlber Ortaylı, Buldan’ı ziyaret etti. Ünlü tarihçi İlber Ortaylı’yı Buldan’ın tarihi sokaklarında ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Belediye Başkanı Mustafa Şevik, Buldan ile ilgili güzel izlenimlerini Hürriyet Gazetesi köşe yazısında yer vermesinden dolayı da kendisine teşekkür etti.

Ünlü Tarihçi İlber Ortaylı, Buldan’dan övgüyle bahsettiği yazısında “Denizli’ye giderken otoyoldan üç-beş kilometre kadar bir sapma ile Buldan’a girersiniz. Mazide, sapılacak şehirler, yoldan ayrılan bu şehirler uzakta damlarıyla görülürdü. Şimdi ise anayoldan itibaren “Buldan” yazan bir tak sizi içeri çekiyor. Yolun iki tarafı ağaçlandırılmış. Edebiyat ne kadar bahsederse etsin, Buldan’daki eşraf konaklarını ve 18 ile 19. asırların şehrindeki refahı ve onların yarattığı orta sınıfın meydana getirdiği geç Osmanlı medeniyetinin abidelerini, sokaklarını, evlerini görmeden gözünüzün önüne getiremezsiniz. Şehrin içine girmeniz lazım. Böyle bir manzara ancak eski Ege’de ve Balkanların zengin şehirlerinde görülür” diyor.

NİZAM, AKICILIK VAR

Belediye Başkanı Mustafa Şevik’ten de övgüyle bahseden Ortaylı, “Şehrin çarşısı ise kendini çağdaş zamanlara uydurmuş. Mehmet Tuğrul bey’in “Ağam Kebap”ı ve Ali Demirlioğlu’nun meşhur “Buldan Pidecisi” tatlısıyla öğlen yemeğini yiyip çarşıda buldan dokumalarını, bu sanatın zamana uyum sağlamasını zevkle tararsınız. Ortada bir nizam, hayata ve zamana uydurulabilen bir akıcılık var. Belediye reisi Mustafa Fahri Şevik, insanda kimin hangi partiden olduğunu hiç ilgilendirmeyecek şekilde bir takdir uyandırıyor. Tanıdığım biri değil ama esnaftan ve etraftan soruşturup dinlediğime göre yerinde durmayan ve bir şeyler yaratan bir belediye reisi.” ifadelerine yer verdiği yazısı şöyle devam ediyor:

‘İPEK HALIYA BENZER...’

“Endüstri devrinde iflas eder, kapanır denen tezgâhlardan modern dokumacılığa kadar Buldan yaşıyor. Etraftaki zirai zenginlik belli ki korunuyor ve hatta geliştiriliyor. İnsan Ege’nin bu mıntıkasından geçerken Alaşehir-Buldan arasındaki arazi muhteşem, şairin bir “ipek halıya benzeyen bu toprak” mısrasını hatırlıyor.

Denizli, etrafındaki şehirleri değiştirmiyor. Endüstri zengini şehirler etrafı yutar, onlar direniyor ve Denizli sanayisi de direniyor. Kitap fuarı ilginç bir biçimde çok ilgi çekiyordu. Gençlik okuyor ve her şeyi dinliyor. Bu nesil Anadolu’daki bir evvelki nesilden daha farklı, söylemek lazım. Kuşaklar arası çatışmaya ister istemez hepimiz katılıyoruz ama biraz objektif olarak değerlendirirsek Türkiye gençliği bir arayış ve öğrenme isteği içinde.”